Kalecik (Van)
Click text for translation/
çeviri için tıklayın ...The Urartian cemetery at Kalecik contains both graves and rock-cut tombs. Situated at the foot of a peak 7 km north of the city of Van, it has been excavated by Rafet Çavuşoğlu since 2004. There are several cemeteries in the area as well as a neighbouring settlement. The area has suffered from the depredations of tomb robbers.
As of 2007, excavations have taken place in an area of 20 x 120 m. The graves are set in rows immediately under the surface. The shaft or dromos can be round or square, and stone blocking covers the entrance to the burial chamber. The burial chamber itself can be square or round (corresponding to the shape of the shaft) and is no more than 1 m high. There can sometimes be a row of niches in the back wall. The pottery is of classic Urartian types. Other grave goods include bronze, silver and gold bracelets (worn by men and women), beads, fibulae, earrings, pins, tweezers, masses of beads, pins with heads in the shape of animals or birds, and a huge number of iron weapons (swords, axes). Narrow channels are cut into the grave cover stones, perhaps for pouring libations into the shaft.
To the north, the area called Dikilitaşlar is a field with hundreds of stone stelae arranged in closely spaced rows and originally placed on a lime-plastered surface. They are 25-50 cm wide and the tallest is 1 m high. The stelae had been damaged by robbers in antiquity. Beyond this is a round area about 8 m high. Excavation has started here, removing the cobble scatter over the top. The associated pottery is Urartian.Kalecik’teki Urartu mezarlığında hem gömüler hem de kaya mezarları mevcuttur. Van’ın 7 km kuzeyindeki bir dağın eteğinde bulunan alandaki kazı çalışmaları, 2004 yılından beri Rafet Çavuşoğlu başkanlığında gerçekleştirilmektedir. Bölgede bir kaç mezarlık ile bir yerleşim alanı vardır. Kalıntılar kaçak kazılar sonucu zarar görmüştür.
2007 kazıları 20 x 120 m büyüklüğünde bir alanda gerçekleştirilmiştir. Hemen yüzeyin altında yer alan mezarlar, sıralar halinde yerleştirilmiştir. Baca ya da dromoslar daire veya kare-planlıdır; mezar odası girişleri taşla doldurularak kapatılmıştır. Mezar odaları da (bacanın biçimine uygun olarak) daire veya kare-planlı olabilir; yüksekliği 1 metreden azdır. Bazılarının arka duvarında bir dizi niş bulunduğu izlenir. Keramik buluntular klasik Urartu tiplerindedir. Diğer mezar eşyaları arasında, (hem erkek hem kadınlarda rastlanan) tunç, gümüş ve altın bilezikler, boncuklar, fibulalar, küpeler, iğneler, cımbızlar, boncuk grupları, çeşitli hayvan ve kuş başlı iğneler ile (kılıç ve balta gibi) çok sayıda demir silah sayılabilir. Mezar kapak taşlarındaki dar kanallar, bacadan içki sunmak için açılmış olabilir.
Kuzeyde Dikilitaşlar adıyla bilinen alanda, birbirine yakın sıralar halinde düzenlenmiş ve özgün halinde kireçle sıvanmış bir yüzey üzerinde yükselen yüzlerce taş stel bulunmaktadır. Steller 25-50 cm genişliğinde ve en uzunu 1 m yüksekliğindedir. Eski Çağda hırsızlar stellere zarar vermiştir. Bunun arkasında bulunan 8 m yüksekliğindeki dairesel alanda, yüzeydeki taş döküntülerini kaldırarak kazı çalışmalarına başlanmıştır. Bu tabakaya ait keramikler Urartu Dönemindendir.Last updated: 13 January 2009
