Çine-Tepecik Höyük (Aydın)
Click text for translation/
çeviri için tıklayın ...Excavation of Çine-Tepecik Höyük in the Çine district, on the Meander River and 36 km south-east of Aydın, began in 2004, under the direction of Sevinç Günel of Hacettepe University. The low mound has been considerably reduced by ploughing.
2007
On the west side of the mound excavations continued around the fortification wall with stone foundations. A rectangular tower, perhaps a gate tower, projects from the wall. It was cut into by later tombs, while the wall cuts into an earlier level. This produced a burnt building with large repertoire of finds in situ, including locally made Mycenaean-style pottery of LH IIIB-C types. This layer thus belongs to the very end of the Bronze Age and the fortification wall must be Iron Age or later in date.
Work also continued on the Neolithic levels.
2006
In 2006 work continued in the trenches previously opened, namely on the west side where the Bronze Age fortification wall has been found, on the south side where the stratification is being investigated and on top where late burials cut into a level with LH IIIC and early Geometric pottery.
On the west slope an area of small-scale architecture was associated with EB pottery and a triangular marble idol, more abstract than the violin-shaped ones found in previous years. More middle Chalcolithic pottery with parallels to Emporio IX-VIII and Tigani was also found.
2004 and 2005
The excavations have focused on the flatter south edge of the mound, which slopes down from the north. On top were a number of burials, including a late Hellenistic grave, and below was a mid Chalcolithic settlement with rubble walls and a 1.2 m diameter circular wall, probably surrounding a storage area as it contained a grinding stone. Finds included obsidian chipped stone, a celt and grey burnished pottery. The pottery has parallels at Samos-Tigani I-II.
At the west edge of the mound stone foundations for a wall 2.19 m wide were probably from a defensive wall for the Bronze Age settlement. Ceramics from a sounding against the interior of the wall included reddish-tan slipped and burnished ware typical of 2nd millennium western Anatolia, and an imported LH IIIB-C bowl with painted decoration, similar to examples from Ialysos on Rhodes.
A full report by Prof. Günel is given at right (in Turkish).
Bibliography
S. Günel, "Vorbericht über die Oberflächenbegehungen in den Provinzen Aydın und Muğla", Anatolia Antiqua XI (2003), 75-100
S. Günel, "Aydın Bölgesi Yüzey Araştırmaları Işığında Çatalkaya, Dedekuyusu ve Bahçetepe Yerleşimleri", Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 20:1 (2003), 53-70
S. Günel, "Batı Anadolu Bölgesi Tarihöncesi Dönemlerine Yeni Katkılar", Belleten CLXVII (2004), 719-738
S. Günel, "Yüzey Araştırmaları Işığında Aydın Bölgesi Kültürel Gelişiminde Erken Dönemler", Türk Arkeoloji ve Etnografya Dergisi, 4 (2004), 1-12
S. Günel, "Aydın Bölgesi’nde Prehistorik Bir Merkez: Köprüova", OLBA IX (2004), 1-20
S. Günel, "Aydın Bölgesi Yüzey Araştırmaları: Erken Dönem Yerleşmeleri ve Buluntuları Işığında Kültürel Gelişimi", Anadolu (2004), 95-114
S. Günel, "The Cultural Structure of Aydın-İkizdere Region in the Prehistoric Age and Its Contribution to the Archeology of Aegean Region", Anatolia Antiqua XIII (2005)
Websites
The excavation website is at http://www.arkeo.hacettepe.edu.tr/tr/cine-tepecik
Reports of recent seasons can be found at http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=210Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın onayı ve Bakanlar Kurulu kararı ile Aydın ilinin 36 km. güneyinde, Menderes’in önemli güney kollarından Çine çayının (Marsyas) uzandığı ovalık alanda yer alan Tepecik Höyüğü’nde, 2004 yılı kazı çalışmalarına başlanmıştır. 2001 yılından itibaren bölgede sürdürdüğümüz yüzey araştırmalarının verdiği neticeler ışığında kazılara başlanması hedeflenen Tepecik Höyüğü, Çine ilçesine bağlı Karakollar köyünün sınırlarındadır. Çine çayının 1 km. doğusunda özellikle ekili arazilerin yoğun olduğu ovalık alanda uzanan höyük, kuzey-güney doğrultusunda oval bir yapıya sahiptir. Höyük, kuzeyden güneye doğru genişleyerek ova seviyesine yakın düzgün bir arazi yapısı oluşturmaktadır. 2004 yılı kazı çalışmaları, höyüğün özellikle ova seviyesine yakın düzgün bir arazi görünümünü aldığı batı alanında, I/11, I/12 ve I/13 açmalarında gerçekleştirilmiştir.
2007
Kazı çalışmalarına höyüğün batı kısmında taş temel duvarlı surların çevresinde devam edilmiştir. Belki de bir kapı yapısına ait dikdörtgen-planlı bir kule duvarın dışına taşmaktadır. Daha geç tarihli mezarlar bu yapıyı, surlar ise daha erken bir tabakayı kesmektedir. Burada yerinde korunmuş çok sayıda buluntu içeren yanmış bir yapıya rastlanmıştır; buluntular arasında yerel olarak üretilmiş Miken-stili GH IIIB-C tiplerinde keramikler yer alır. Bu durumda bu tabakanın Tunç Çağının sonuna ait olduğu ve surların Demir Çağına ya da daha sonrasına tarihlendiği söylenebilir.
Ayrıca Neolitik tabakalarda çalışmalara devam edilmiştir.
2006
2006 yılında, höyüğün batı bölümünde Tunç Çağı surlarının bulunduğu alanda, stratigrafinin incelendiği güney bölümünde ve geç dönem gömülerinin, içinde GH IIIC ve Geometrik keramikler barındıran bir tabakayı kestiği höyüğün üst kısmında daha önce başlanan açmalarda çalışmalara devam edilmiştir.
Batı yamacında küçük ölçekli mimari kalıntılara rastlanan bir alan İT keramikleri ve daha önceki yıllarda bulunan keman-biçimli örneklere göre daha soyut nitelikte bir üçgen biçimli mermer idol ile ilişkilendirilmiştir. Ayrıca Emporio IX-VIII ve Tigani ile paralellik gösteren başka Kalkolitik Dönem keramikleri bulunmuştur.
2004
Sevinç Günel 2004 raporu veriyor:
I/11 açmasının I-V/f-i plankarelerinde gerçekleştirilen kazılarda yüzeyin hemen alt seviyelerinden itibaren açığa çıkartılan doğu-batı doğrultusunda uzanan taş döküntü ile çatı kiremidi ile örtülü bir mezar (G. 1), höyüğün Helenistik Çağ’a uzanan geç dönemlerde mezarlık alanı olarak kullanım sürecini devam ettirdiğini göstermektedir. Ancak I/11 açmasında derinleşme çalışmaları, höyüğün Kalkolitik Çağa uzanan bir kronolojiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Açmanın güneybatı köşesinde çift sıra taş örgüden oluşan duvar uzantılarının bir yapının kuzeydoğu köşesine ait olduğu düşünülmektedir. Köşe yapan bu duvar uzantılarının hemen kuzey kenarında ise, yuvarlak plan veren taş sıralarının oluşturduğu bir mimari kalıntı tespit edilmiştir. 1.20 m. çapında olan bu yuvarlak yapıda bazı taşlar, dik olarak yerleştirilmiştir. Taş sıraları arasında ise, kırık durumda kap parçaları ve bir ezgi taşı bulunmuştur. Depo işlevine sahip olduğu anlaşılan bu yuvarlak planlı yapı ve köşe yapan duvar uzantılarının bulunduğu alanda ele geçen kaplar, Kalkolitik Çağ seramik gelişiminden tanınan özellikleri vermektedir. Bu parçalar arasında perdah bezemeli kaselerin gerek form gerekse kabın iç kısmında belli aralıklarla paneller oluşturan kafes taramalı süsleme tarzı açısından en yakın paraleli Samos - Tigani’den gelmektedir. Seramik buluntularının yanı sıra yüzeyi çok fazla aşınmış üçgen formlu bir taş balta ve genel olarak obsidyen orak dilgilerinin yoğun olduğu aletler ve bunların yanı sıra deliciler, uçlar ve yonga parçaları diğer buluntuları oluşturmaktadır. Obsidyenin yanı sıra oldukça kaliteli çakmaktaşı örneklerde Tepecik Höyükte yontmataş aletlerinin çeşitliliğini göstermiştir.
Höyüğün batı alanında I/12 açması kazılarında, kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda bir duvar uzantısı açığa çıkarılmıştır. Bu duvarın genişliği 2.19 cm., korunan duvar yüksekliği ise, 56 ile 63 cm. arasında değişmektedir. Duvar her iki uzun kenarı iri taşlarla, iç duvar örgüsü ise, daha ufak boyuttaki toplama taşlarla örülü bir örgü tekniğini yansıtmaktadır. Gerek duvar yapısı ve örgü tekniği ve gerekse höyüğün topografyasına uygun bir doğrultu vermesi, yerleşmeyi çevreleyen bir savunma duvarının varlığını ortaya koymaktadır. Bu alanda özellikle taş sıralarının belirginleştiği üst seviyelerden itibaren M. Ö. 2. bin ve M. Ö. 3. bin seramiği ele geçmiştir. Söz konusu savunma duvarının iç kısmında kalan yerleşim yapısını ve kültür katlarını anlamak amacıyla I/13 açmasında gerçekleştirilen kazılar ise, Tepecik Höyüğü yerleşmesinin M. Ö. 2. bine değin takip edilebileceğini göstermiştir. Ele geçen kaplar arasında kırmızımsı-devetüyü renkte astarlı ve perdahlı “S�?-profil yapan bir kase, M. Ö. 2. bin Batı Anadolu seramik geleneğinden iyi tanınan malzeme-teknik, yüzey işlenişi ve forma sahiptir. Aynı yerde ele geçen sığ bir çanak ve boya bezeli derin bir kase bulunmaktadır. Derin kase, ince nitelikli, form ve bezeme stili açısından Miken seramik gelişiminden tanınan bir örneği temsil etmektedir. Bu kap, gösterdiği form ve bezeme stili ile Miken seramiğinde GH III B1-2 ve C evrelerine tarihlendirilmektedir. Derin kaselerde gövde üzerinde dikey bantlar arasına uygulanmış olan zikzak bezeme tarzı, Kıta Yunanistan’da Boeotia, Attika, Argolis ve Messenia bölgelerini kapsayan bir dağılım alanında görülmekte ve GH III B ve C evresinin başına uzanan bir kronoloji içinde değerlendirilmektedir. Tepecik Höyüğü Miken kabının yakın bir diğer paraleli ise, Rodos adasında Ialysos’da bir mezar buluntusudur . Tepecik Höyükte ele geçen ve ithal olduğu düşünülen bu kap şimdilik tüme yakın tek bir örnek olmasına rağmen, Miken seramiğinin Batı Anadolu’nun güneyinde iç kesimde olmak üzere Menderes bölgesinde Çine ovasında da takip edilebileceğini göstermesi açısından önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, Tepecik Höyüğü’nde 2004 yılı kazılarının verdiği ilk neticeler, şu ana kadar sadece antik dönemleri ile tanınan Aydın bölgesinin erken dönemlerine ışık tutacak ve bu bölgenin yeterince bilinmeyen Prehistorik dönemlerini aydınlatacak kültürel bir yapının varlığını ortaya koymaktadır. Höyüğü çevreleyen ve kısmen açığa çıkartılabilen savunma duvarı ile ilgili mevcut kanıtlar, M. Ö. 2. bine tarihlenmektedir. Duvarın iç kesimindeki kazı çalışmaları Orta ve Geç Tunç Çağı’na ait bir buluntu grubunu vermiştir. Öte yandan höyüğün batısında savunma duvarı dışında kalan alanda geçekleştirilen kazılarda Kalkolitik Çağ’a uzanan bir yerleşme tespit edilmiştir. Özellikle höyüğün ova seviyesine yakın düzgün bir arazi yapısını oluşturduğu alandaki kazılarda depo işlevine sahip yuvarlak plan veren mimari kalıntı ve duvar uzantıları Orta Kalkolitik Çağ’a ait bir yerleşimin varlığını ortaya koymaktadır. 2004 yılı kazılarında, Tepecik Höyük’te M. Ö. 2. binden Orta Kalkolitik Çağ’a değin uzanan bir kronolojiyi takip etmek mümkün olmuştur.
Secilmiş kaynakça
S. Günel, "Vorbericht über die Oberflächenbegehungen in den Provinzen Aydın und Muğla", Anatolia Antiqua XI (2003), 75-100
S. Günel, "Aydın Bölgesi Yüzey Araştırmaları Işığında Çatalkaya, Dedekuyusu ve Bahçetepe Yerleşimleri", Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 20:1 (2003), 53-70
S. Günel, "Batı Anadolu Bölgesi Tarihöncesi Dönemlerine Yeni Katkılar", Belleten CLXVII (2004), 719-738
S. Günel, "Yüzey Araştırmaları Işığında Aydın Bölgesi Kültürel Gelişiminde Erken Dönemler", Türk Arkeoloji ve Etnografya Dergisi, 4 (2004), 1-12
S. Günel, "Aydın Bölgesi’nde Prehistorik Bir Merkez: Köprüova", OLBA IX (2004), 1-20
S. Günel, "Aydın Bölgesi Yüzey Araştırmaları: Erken Dönem Yerleşmeleri ve Buluntuları Işığında Kültürel Gelişimi", Anadolu (2004), 95-114
S. Günel, "The Cultural Structure of Aydın-İkizdere Region in the Prehistoric Age and Its Contribution to the Archeology of Aegean Region", Anatolia Antiqua XIII (2005)
Internet siteleri
Kazı internet sitesi http://www.arkeo.hacettepe.edu.tr/tr/cine-tepecik adresinde yer almaktadır.
Geçmiş çalışma sezonlarına ilişkin raporlar aşağıdaki adreslerde incelenebilir: www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=210Last updated: 12 January 2009
